Ana Sayfa / Gündem / HDP Mersin Milletvekili adayı Rıdvan Turan: ‘Demokrasi talebimiz var’

HDP Mersin Milletvekili adayı Rıdvan Turan: ‘Demokrasi talebimiz var’

Türkiye’nin kozmopolittik kentlerinden biri olan Mersin’den HDP milletvekili adayı olan Rıdvan Turan, “Eşitliği sağlamanın yöntemi en mağdura göre plan yapmaktır, onun da yolu HDP’de geçer” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin 2’nci sıra milletvekili adayı 1971 Tokat Reşadiye doğumlu Rıdvan Turan, sol sosyalist mücadele içinde aktif politika içinden geliyor. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okurken sol düşünceyle tanışan Turan, kurtuluş geleneği içerisinde yer aldı. Birleşik Sosyalist Parti, Özgürlük ve Dayanışma Partisi ve Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nden ayrıldıktan sonra ise kurucusu olduğu Sosyalist Demokrasi Partisi’nin genel başkanlığı görevini yürüttü. 7 Haziran 2015 seçimlerinde HDP Adana milletvekili seçilen Turan, 1 Kasım’da yenilenen seçimlerde tekrar seçilemedi.
‘BİR ZORUNLULUK’
AKP hükümetinin, 16 yıllık iktidarı döneminde sorun çözmek yerine sorun üreten bir noktada durduğunu belirten Turan, biriken sorunlara çözüm üretmek için aday olduğunu dile getirdi. Yaklaşık 30 yıldır sol politik mücadele içerisinde yer alan Turan, HDP’nin kendisi için tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı.  Kendisini sosyalist ve komünist olarak tanıtan Turan, “Ben sosyalizmi ulusal mesele ile beraber öğrendim. Yani sosyalizmi öğrendikten sonra birde ulusal sorun var diye buna dışarıdan eklenmiş bir biçimde öğrenmedim. Geldiğim gelenek itibari ile sınıfsal, ulusal ve cinsel çelişkiye karşı olunmadan sosyalist olunamayacağını öğrendik. Dolayısıyla deyim yerindeyse fıtratımızda sınıf meselesi kadar aynı zamanda ezilen cinsin ve ulusun yanında olmak da vardır. Yani zorunluluktur benim açımdan derken bunu kastediyorum. Sosyalizm mücadelesi sınırların ve sınıfların olmadığı kaynaşmış bütünleşmiş bir dünya demektir. Bu anlamda ulus üstü bir şeydir” dedi.
‘ONLARI ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL’
“Eğer sosyalizmi ulus sınırları içine hapsederseniz bu nasyonal sosyalizm oluyor, oda faşizm oluyor” diyen Turan, “Bizim anlayışımız tüm dünyayı çevreleyen bir felsefeye sahip olduğu halde niye ulus meselesi bizim için önemli, çünkü eğer toplumda özgür olmayan birileri varsa aslında toplumun bütünü özgür değildir. Yani Kürtler biz bu toplumda özgür yaşıyoruz demiyorlarsa, dilimizi rahat konuşamıyoruz, kültürümüzü rahat yaşayamıyoruz diyorlarsa demek ki burada bir ezme ezilme ilişkisi vardır. Sosyalistlerinde buradaki vazifesi mutlaka ezme ezilme ilişkisini ezene karşı ezilenin yanında saf tutmak biçiminde olmalıdır. Ben şunu anlayamıyorum, kendisine sosyalist diyen Kürt özgürlük mücadelesinden, onun yaratmış olduğu dinamizmden fersah fersah uzakta olan ve hatta kendini bunun karşısına koyan ve adı solcu olan bazı yapılar var, bunu anlamak benim açımdan pek mümkün değildir.”
‘MERSİN TÜRKİYE ÖZETİDİR’
“Memleketin her tarafı lime lime dökülüyor. Mersin’de bir Türkiye özetidir” diye devam eden Turan, ekonomik projelerin bu sorunların bir kısmını çözebileceğini, ancak özelde Mersin’in genelde de Türkiye’nin ciddi ve önemsenmesi gereken bir insani trajedi ile karşı karşıya olduğunu ifade etti. Turan, Mersin’in 90’lı süreçlerde köylerin yakılması ve faili meçhul cinayetlerden kaynaklı aldığı göçlerin yanı sıra farklı nedenlerden kaynaklı çeşitli illerden göç almış farklılıkların bir arada yaşadığı bir kent olduğuna dikkat çekti.
‘İŞSİZLİK YOĞUN’
Turan, sözlerini söyle sürdürdü: “Mersin küçük bir balıkçı kasabası iken üst üste gelen göçler ile şuanda milyonluk kent haline gelmiş. Diğer göçler genelde ekonomik göçler ancak savaş sebebi ile göçenlerin travması halen bir biçimi ile sürüyor. Yaşam koşulları halen sorunludur. Dolayısıyla burada ciddi anlamda insani ve toplumsal bir problem var. Bu meselelerin çözümü onların eşit yurttaş olarak yaşamasından geçiyor. Adana’da kent güney ve kuzey gibi bölünmüştür. Durumu iyi olanlar Kuzey’de, kötü olanlar güneydedir. Burada da neredeyse doğu ve batı gibi bölünmüş durumda. Göç ile gelmiş insanların yaşadığı yerlere bakın, bir de Mersin’in görünen yüzüne bakın. Mersin güzel kenttir denilir. Onu diyenlere diyorum gelin Mersin’i beraber gezelim, bakalım size hangi yüzü gösteriliyor. Bu bir tarafı ile sınıfsal bir meseledir. Çünkü varoşlarda gettolarda yaşamaya zorunlu kılınan insanlar aynı zamanda emekçi insanlardır.  Bunlar nasıl çözümlenecektir. Bu meseleler tek başına ekonomi ile çözülecek meseleler değildir. Kuşkusuz ekonomik durum önemlidir. Ancak burada esas olan siyaset ve demokrasidir. Bizim yoğun oy aldığımız bu mahallelerde işsizlik Türkiye ortalamasının üstünde yüzde 17 civarındadır. Dolayısıyla yoksulluk zaten hakeza öyledir. Ardından uyuşturucu ve benzeri maddelerin kullanımı ortadadır. Bunlar gençlerin siyasetten uzaklaşması için sistemli bir şekilde üretilen şeylerdir. Bu sorunları çöze bilmek için gençlerin kendilerini rahatça, özgürce ifade edebilecekleri bilimsel, sanatsal, kültürel ve sportif imkânlarının olması gerekiyor. Ama bu kenti ve ülkeyi yönetenlerinde böyle bir bakış açıları yoktur.”
‘DEMOKRASİ TALEBİMİZ VAR’
Kentin aynı zamanda emekçilerin yoğun yaşadığı bir tarım kenti olduğunu hatırlatan Turan, sözlerini şöyle tamamladı: “Yüz binlerce işçinin çalıştığı yerde güçlü sendikal örgütlenmeler ve işçi meclisleri gibi yapıların olması ve bunların kurumsallaşması lazım. Bu ağ hem Mersin’i demokratikleştirecek hem de ekonomik olarak rahatlatacak. En azından en altta olanların durumlarını rahatlatacak ve buna göre planların yapılması gerekiyor. Örneğin çok ciddi bir trafik problemimiz var. Örneğin raylı sistemler ile şehir içi ulaşım Türkiye’nin pek çok yerinde olmadığı gibi burada da yok. Böylesi problemleri insanı ve doğayı merkeze alarak çözüm üretmek gerekiyor. Buda HDP’nin siyaset programında geniş bir biçimde ele alınmış durumda. Biz kenti biliyoruz, dolayısıyla demokrasi talebimiz var. Çünkü bu kentte en mağdur pozisyonunu yaşayanlar kadını, genci, emekçisi ve farklılıkları ile bizleriz. Bu sebeple sırça köşkte birinin ben size demokrasi getireceğim demesinin inandırıcılığı yok. Demokrasi talebi bize ait bir talep, biz onun ne kadar ekmek gibi su gibi elzem olduğunu çok iyi biliyoruz. Ondan kaynaklı bir kenti en alttakilerin felsefesi ile yönetirsen demokratik bir biçim de yönetirsin, yukarıdakilerin felsefesi ile yönetirsen zenginler ve yoksullar mahallesi kurarsın, eşitliği sağlamanın yöntemi en mağdura göre plan yapmaktır ki işte HDP’de budur zaten.” (mersin MA)

Hakkında admin

Tekrar kontrol edin

Vali Su’ya MERYAD ziyareti

ali Ali İhsan Su, Mersin Yatırım Dış Ticaret ve Markalaşma Derneği (MERYAD) Yönetim Kurulu Başkanı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir